Dünyanın En Çok Tartışılan Simgelerinden Biri…
Bir parça kumaş…
Kimileri için bir inanç…
Kimileri için bir kimlik…
Kimileri için özgürlük…
Kimileri için ise yanlış anlaşılan bir sembol…
Tesettür, belki de günümüzde hakkında en fazla konuşulan ama en az anlaşılan konulardan biridir.
Peki neden dünyanın dört bir yanında milyonlarca kadın, hiçbir zorunluluk olmadan tesettürü hayatının bir parçası hâline getiriyor?
Onlar gerçekten baskı altında mı?
Yoksa dışarıdan bakıldığında görülemeyen daha derin bir anlam mı var?
Bu sorulara cevap verebilmek için, tesettüre önyargılarla değil; onu tercih eden kadınların gözünden ve İslam’ın temel kaynakları ışığında bakmak gerekir.
Tesettür Öncelikle Bir İnanç Tercihidir
İslam’da tesettür, yalnızca bir kıyafet biçimi değildir.
O, Allah’a kulluğun bir parçası olarak görülen bir davranıştır.
Kur’an’da hem erkeklere hem de kadınlara önce gözlerini haramdan sakınmaları ve iffetlerini korumaları emredilir; ardından kadınların örtünmesine dair hükümler zikredilir (bk. Nûr 24/30-31). Ahzâb Sûresi’nde de mümin kadınların dış örtülerini almaları tavsiye edilir (Ahzâb 33/59).
Bu sıralama önemlidir.
Çünkü İslam’da ahlak, sadece kadından beklenen bir sorumluluk değildir.
Önce erkeğin bakışına ve davranışına da sorumluluk yüklenir.
Tesettür Kadını Değersizleştirmek İçin mi Emredildi?
Aksine…
İslam’ın bakış açısına göre tesettür, kadının değerini azaltmak için değil; onun insan olarak onurunu ve mahremiyetini korumaya yönelik bir ibadet anlayışıdır.
Bir insanın değeri;
Güzelliğiyle değil…
Kıyafetiyle değil…
Servetiyle değil…
Karakteriyle ölçülür.
Kur’an bunu şu ilkeyle ortaya koyar:
“Allah katında en üstün olanınız, O’na karşı sorumluluk bilinci (takvası) en yüksek olanınızdır.”
(Hucurât, 49/13)
Özgürlük Her Zaman Daha Fazla Göstermek midir?
Modern dünyada özgürlük çoğu zaman “istediğini gösterebilmek” şeklinde tanımlanıyor.
Fakat aynı şekilde, istediğini örtmeyi seçebilmek de özgürlüğün bir parçası değil midir?
Tesettürlü birçok kadın için örtünmek, başkalarının beklentilerine göre değil; kendi inancı doğrultusunda yaşama iradesidir.
Bu tercih, onların kendi ifadeleriyle çoğu zaman bir baskının değil, bilinçli bir bağlılığın sonucudur.
Güzellik Sadece Görünende mi Saklıdır?
İslam, güzelliği reddetmez.
Aksine güzelliğin kaynağının Allah olduğunu öğretir.
Ancak aynı zamanda insanın yalnızca dış görünüşüyle değerlendirilmesini de doğru bulmaz.
Tesettür, İslam anlayışında insanın kişiliğinin, ahlakının ve fikirlerinin ön plana çıkmasını hedefleyen bir mahremiyet bilinciyle ilişkilendirilir.
Bu bakış açısı, fiziksel görünümün önemini tamamen reddetmez; fakat onu insanın tek değeri hâline de getirmez.
Tesettür ve Güven Duygusu
İslam’ın temel öğretilerine göre güvenli ve saygılı bir toplum;
yalnızca kıyafetle değil,
ahlak,
karşılıklı saygı,
adalet,
ve sorumluluk bilinciyle inşa edilir.
Tesettür bu bütünün yalnızca bir parçasıdır.
Kur’an’da geçen örtünme ayetleri, iffet ve toplumsal saygınlık bağlamında ele alınır. Bununla birlikte, herhangi bir toplumdaki güvenlik veya huzurun tek bir uygulamaya bağlanması doğru değildir. İslam’a göre hem kadınlar hem erkekler davranışlarından sorumludur.
Neden Milyonlarca Kadın Tesettürü Severek Taşıyor?
Çünkü birçok tesettürlü kadın için başörtüsü;
Bir yük değil…
Bir aidiyet duygusudur.
Bir korku değil…
Bir güven hissidir.
Bir baskı değil…
Allah’a yakınlaşma arzusudur.
Elbette her tesettürlü kadının hikâyesi aynı değildir.
Kimisi çocukluğundan beri bu şekilde yetişmiştir.
Kimisi ise uzun bir arayışın sonunda kendi iradesiyle bu tercihi yapmıştır.
Farklı yollar olsa da ortak nokta, bu tercihin birçok kadın tarafından inançlarının doğal bir parçası olarak görülmesidir.
Peki Ya Özgürlük?
Gerçek özgürlük, yalnızca toplumun beklentilerine uymak değildir.
Gerçek özgürlük;
İnsanların alkışına göre değil,
vicdanına göre yaşayabilmektir.
Bazı kadınlar için özgürlük saçlarını göstermek olabilir.
Bazıları için ise onları örtmeyi seçebilmektir.
İslam’ın yaklaşımı, inanç esasları çerçevesinde örtünmeyi ibadet olarak görür; modern hukuk düzenlerinde ise bireyin bu konuda baskı görmeden karar verebilmesi temel bir ilkedir.
Tesettür Bir Sembol mü, Bir Yolculuk mu?
Tesettür, sadece başa takılan bir örtü değildir.
İslam ahlakında asıl hedef;
dilin tesettürü,
gözün tesettürü,
kalbin tesettürü,
davranışların tesettürü,
ve insanın Allah’a karşı sorumluluk bilinciyle yaşamasıdır.
Bu yüzden başörtüsü, daha geniş bir ahlak anlayışının görünen yönlerinden biridir.
Son Bir Soru…
Eğer dünyanın dört bir yanında milyonlarca eğitimli, başarılı, özgüven sahibi kadın tesettürü kendi inancının bir parçası olarak benimsiyor ve bu tercihiyle kendini daha huzurlu hissettiğini ifade ediyorsa…
Onların sesini gerçekten dinledik mi?
Belki de tesettürü anlamanın ilk adımı, onu yalnızca dışarıdan görünen bir kıyafet olarak değerlendirmek değil; onu tercih eden kadınların inançlarını, deneyimlerini ve bu tercihe yükledikleri anlamı anlamaya çalışmaktır.
İslam’a göre tesettür, insanın değerini azaltan değil; Allah’a kulluğun, mahremiyet bilincinin ve ahlakî sorumluluğun bir parçası olan bir ibadettir. Onu benimseyen milyonlarca kadın için ise tesettür, çoğu zaman bir baskının değil; inançlarının, kimliklerinin ve özgür iradeleriyle yaptıkları bir tercihin ifadesidir. Bu nedenle tesettür tartışılırken, hem İslam’ın temel kaynaklarını hem de onu yaşayan kadınların kendi anlatılarını birlikte değerlendirmek daha adil bir yaklaşım olacaktır.

Leave a Reply